DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

DETSELİ MEHMET CEVİZ HOCA

[email protected]

ONBİR  AYIN  SULTANI  RAMAZAN  - 4 -

24 Mart 2025 - 00:01

Bir çok toplum, kutsal gün ve bayramlar da insanlar, daha ucuz beslensinler giyinsinler diye alabildiğine tüm fiyatlarda indirime giderken, bizim ülkemizde bunun tam zıttı olarak fiyatları yükseğe çekme, fırsatçılık yapma sanki meslek haline getirmişler.  İnsanlıktan, Müslümanlıktan nasibini almamış ucube insan müsveddesi olmuşlardır. Normal zamanlarda 150 tl olan bir menü ramazan dolayısı ile 500 tl ye çıkarmaları Müslümanlık ile Müslüman kardeşlik ile hiçte ilgisi olmamaktadır. Halkını, milletini, din kardeşini düşünmeyen bu zirzop yapılı mahlukları Müslümanmış gibi, riyakarca camilerden İslam’ı usullere göre defin edilebilmektedir. Bu da İslam adına üzücü bir olaydır. Riyakarlıktan başka bir şey değildir. Allah’ı asla kandıramazsınız. Siz  dürüst olun ki, Allah’ta  sizleri dürüst insanlarla karşılaştırsın. Malesef tüm bunlar İslam’ı doğru olarak ve sahih kaynaklardan öğretilemediğinden kaynaklanmaktadır. İslam’ı bilenlerde yapıyorsa cehennemde yerini hazırlıyor demektir. Dinî öğretimi zamanın da merdiven altında öğrenmeye mecbur edilen ve öylece hayata atılan bir toplumdan ancak bu kadar ahlaklı insan görebilirsiniz. Bunlar toplumda Müslüman, yalnız kaldıklarında Allah’a ve topluma ihanet eden zavallılardır. Çalışma hayatında, ticarette, siyasette ve dahi hayatın tüm alanlarında yapılan hileleri örnek olarak yüce Allah (c.c) şöyle buyurur. “İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekarlara yazıklar olsun.’ ‘Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde hesap vermek için diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.” (Mutaffifin suresi,1,2,3.4,5,6.Ayetler)

Bu ayetler, sadece tartı değil her konuda yapılan hilelerin ve ahlaki alçaklıkları yapanların Allah’ın gazabının üzerine olduğunu bilmek gerekiyor. Allah Resulü (s.a.v):“Bizi aldatan bizden değildir.’(müslim iman 164)‘Kusurlu bir malı, ayıbını söylemeden satmak bir Müslümana helal olmaz.’(müslim iman 43)‘Alıcı ve satıcı  doğru söyler, her şeyi açıkça ortaya koyarlarsa, alış verileri helal ve mübarek bereketli olur.” (Buhari büyü, 19). Allah’ın ve Peygamberinin bu emir ve tavsiyelerine rağmen hile yapan ve sahtekar olan toplumu kandıran benim din kardeşim olamaz

     Müslüman ticaret/esnaf  sözüyle iş ve icraatlarıyla doğru olmak zorundadır. Kılı kırk yararcasına hareket etmelidir. Hile yapmamalı ve kul hakkına riayet  etmelidir. Fırsatçılıktan kaçınmalıdır. Malı pahalı satarak insanların ihtiyaçlarını alamaması, satıcıya zulm olarak ona yeter. Müşterinin saflığından ve bilgisizliğinden faydalanarak hileye baş vurmamalıdır. Kendisinin yiyip içmeyeceği gıdaları ve giyecekleri satmamalıdır. Kötüyü iyiden ayırt etmelidir. Günübirlik kazancı kurtarmaya çalışarak harama el uzatma malıdır. Özü ve sözü de doğru  olmadıkça, işi ve ibadetleri faydadan çok zarara uğratılacağı unutulmamalıdır. Ticaret erbabı Hz. Peygamber(s.a.v)’in şu tavsiyesini unutmamalıdır. “Kişinin kalbi doğru olmadıkça imanı doğru olmaz. Dili doğru olmadıkça da kalbi doğru olmaz. Kötülüğünden komşusu emin olmadıkça kişi cennete giremez.” İslam’ın yayılmasına tacirlerin çok büyük katkıları olmuştur. Dünyanın pek çok yerinde ve Hindistan bölgesine giden Müslüman tacirlerin dürüstlük  hikayeleri anlatılır. Bunlardan bir hikaye şöyle ifade edilir: Müslüman bir tacir; dükkanına bir işi çıktığı için çalışanını  bırakıp gidiyor. Dönüşte çalışanına ‘ burda hatalı bir kumaş vardı ona ne oldu? diye sorunca çalışanı ‘şu  kadar paraya sattım’ der. Ancak o kumaş, hatalı olduğu için o fiyatı etmeyeceğini söyleyerek kumaşı alan müşteriyi, çalışanına bulup getirmesini söyler. Çalışan müşteriyi bulup getirince tacir olayı anlatır ve müşterisine fazla ödediği parayı geri verir. Bu olay etrafa duyulunca; adil ve dürüst olan bu tacirin Müslüman olduğu öğrenilince o bölgede İslam’ın yayılmasına çok büyük katkısı olmuştur. Şu mübarek Ramazan günlerinde kendimizi manen  hesaba çekmeli hatalarımız varsa düzeltmeliyiz. Günahlarımıza tövbe  etmeliyiz. Müslüman açta kalsa dürüstlükten asla ayrılmamalıdır. Diğer halde hem bu dünyada, hem de ahirette  zelil olunacağı unutulmamalıdır.

    Gerçek bir hikaye şöyle anlatılır. Cemaatten birkaç  kişi yakın akrabası ölmek üzere olduğundan, cami imamına hocam ‘Bir akrabamız ölmek üzere ona  ölmeden önce dini telkin yapsanız yani Kelime-i Tevhid, kelime-i Şehadet gibi konuları, yanına gitsekte bir hatırlatma yapsanız.” deyince tam der ve ölmek üzere olan adamın evine, yattığı odaya varırlar. Adama, imam defaatle kelime-i Şehadet söyletmeye çalışsa da, adam söylemek ister ama  bir türlü söyleyemez. En sonunda adam der ki ‘yav Hoca zorlayıp durma! söyleyeceğim ama, tam söyleyeceğim de yanımda ki adam boğazıma kantarın topuzunu boğazıma sokarak söyletmiyor” deyince etrafındakiler ve hoca şaşır! Sonra kelime şehadeti söyleyemeden ölür. Bu durumu öğrenmek için adamın eşine sorarlar, bu nedendir diye. Kadın:  “Hocam benim kocam esnaftı. Alırken kantarı oynar 0n eksik tartar satıcıdan on kilo fazla alır. Satarken de aynısını yaparak karşı tarafı kandırırdı. Çok söylerdik ama bizi dinlemezdi.”

  Evet kıymetli okur kardeşlerim! Hacıveyis Camiinde 20 yıl imamlık yaptım. Binlerce insan defnettim. Kefen haricinde mezara hiçbir şey koymadık. Daha mezara akrabası komadan, mal için kavga yapan bir çok insanlarla karşılaştık. Geçici dünya için mal biriktirmek için türlü hilelere girmeyelim. Arkamızdan küfür ettirmeyelim. Ahiret yatırımımızı sağken yapalım. Nedense: hayatta sağlıklı iken, atıp tutan, zamanını hoyratça harcayan, dinî alaya alan, Müslümanları ve dini hükümleri küçümseyenler ölüm yaklaştığında  Allah’ı hatırlamaya ve İslami konulara yaklaşmaya çalışmaktadırlar. Bu da yeis hâli olduğundan fayda vermemektedir. Geliniz, Ramazanın şu son on günü cehennemden kurtuluş dilimine girdiğimiz ve samimice yine son on günde itikafa giren insanların da duasına girelim. Cehennemden kurtulmanın yollarını arayalım. Dünya’ya sevgi, sulh ve huzur, insanlık değerlerinin indirildiği ve insanlığın kılavuzu olan Kur’an’ın nâzil olduğu  mübarek gece olan 26 mart Çarşamba akşamı kutlayacağımız kadir gecesini tövbe ve pişmanlıklarımızı ve hatalarımızı Allah’a iletelim. Af ve mağfiret dileyelim yüce Allah’tan.

     Şöyle dua edelim:Allahım, sen affedicisin, affı seversin. Beni de affet. Şimdiden Mübarek kadir gecenizi kutlar hayırlı ramazanlar dilerim. Selam ve Dua ile Kalın…
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum